11 Mayıs 2015 Pazartesi

Tembeller için pilates sırları


Yaz yaklaşırken herkesin bana sorusu: "Çok tembelim, egzersiz yapacak vakit bulamıyorum, yok mu bunun kolay bir yolu?"

Tabii ki sadece egzersizle iş bitmiyor. Önce SAĞLIKLI BİR BESLENME ROGRAMI uygulamalı ve bu programın başarısını düzenli yapacağınız egzersizlerle artırmalısınız.

Ancak bu haftaki yazımı, iş, ev ve çocuklar için saatlerce çalışıp koşturan ama egzersize veya kendine hiç vakit ayıramayan, vakti kıymetli ya da tam tersi tembellikten egzersiz yapmıyorum diyen kadınlar için hazırladım.

İşte, sizler için 3 kolay uygulanabilir pilates egzersizi... 


1-Side Leg Circles 
Yere yan uzanın. Dümdüz olmaya özen gösterin. Yattığınız taraftaki kolunuzu dümdüz uzatın ve başınıza destek verin. Diğer elinizi destek için yere koyun.

Derin nefes alın ve nefes vererek bacağınınızı kalça hizasına getirin. Ve işte şimdi egzersizimiz başlıyor.

Bacağınız ile küçük daireler çizin. Daireleri çizerken gövdenizin oynamasına izin vermeyin. 10-20 kez tekrarlayın. Daha sonra ters yönde daireler yapın.



2- Inner Thigh Pulses 
Yere yan uzanın. Üstteki bacağınızı kıvırın ve ayağınızı yere koyun. Alttaki bacağınızı küçük küçük indirip kaldırın. Yine dikkat edeceğiniz nokta gövdenizi hiç oynatmamanız olacak. Bu hareketi 30-40 sayı tekrar edin.


3- Knee Push-Ups 

Evet şınav çekeceksiniz ama biraz daha kolay olanını.

Elleriniz ve dizleriniz üzerinde durun.Sonra vücudunuzu biraz ileri götürün ve dizinizden omzunuza düz bir hat oluşturmaya çalışın. Hareket boyunca bu hattı bozmayın.

Üç adet nefes alarak kollarınızı kırın ve aşağı inin sonra tek nefes vererek başlangıç pozisyonuna dönün.


Bu harekette herkesin kendine ait bir gol sayısı vardır. Egzersiz yapmayanlar 10 ile başlayabilirler ama her hafta tekrar sayınıza 3-5 adet daha ekleyin.

Herkese iyi haftalar...

Altı Pilates Prensibi


1. Konsantrasyon: Pilates yaparken hareketlere yogunlaşmak bedenin uyum içinde nasıl çalıştığına ve hangi kasları kullanıp ve hangilerinin kullanılmadığına dikkat etmek gerekmektedir.

 2. Kontrol: Pilates metodunda konrol için bedenin iyi dinlenmesi ve hareketlerin gösterildiği şekilde uygulanması olası sakatlıkların önlenmesi gerekir.

 3. Merkezleme: Pilates metodun’da doğru hareket göbek, bel, ve kalça çevresidir. iç organları ve omurgayı yerinde tutan kas sistemlerini içerir. Merkezleme esnemeyi ve uzamayı sağlar.

 4. Akıcı Hareket: Hareket acele edilmeden her noktadan tek, tek geçerek ama aynı zamanda hiç duraksamayarak yapılmalıdır.

 5. Kesinlik: Hareket belirsizce değil tam yapılmalıdır. Hareketler birbiri ile koordineli olmalıdır.

 6. Nefes: Nefes alıp verme panik olmadan sırtın arkasına ve altına derin nefes alıp bütün nefesi tamamıyla dışarı üflemek yoluyla olmalıdır. Böylece yapılan nefes verme hareketinde kanımızı tamamen temizlemiş oluruz.

Doğuş Otomotiv Trafik Hayattır!

Araç kullanırken telefonla konuşmayın, hayatı susturmayın!
Çünkü Trafik Hayattır!

Hayatımızın en önemli unsuru haline gelen trafik güvenliği konusunda farkındalık yaratmayı hedefleyen ve örnek uygulamalar geliştiren Trafik Hayattır platformu iletişim faaliyetlerine ara vermeden devam ediyor. Toplumsal sorumluluk alanı içerisinde trafik güvenliğine öncelikli olarak önem veren Doğuş Otomotiv, Trafik Hayattır ile trafikte saygı kültürünü yaygınlaştırmayı hedefliyor.

Trafik güvenliği konusunda Türkiye’nin en istikrarlı kurumsal sorumluluk markası haline gelen Trafik Hayattır platformu 10 yılı aşkın süredir, çeşitli bilinçlendirme projelerini başarıyla yürütüyor.

Trafik güvenliğini ve yaya güvenliğini sağlamada en önemli unsurlardan cep telefonu kullanımına, farklı projeleriyle dikkat çeken Trafik Hayattır platformu, yeni bir animasyon yaparak ‘araba kullanırken cep telefonu ile konuşmanın’ dikkat dağınıklığına sebep olduğunu vurguluyor.

Cep telefonu kullanımı her geçen gün artıyor. Buna paralel olarak şehir içi kazalarında da artış söz konusu. Cep telefonu ile konuşmanın reaksiyonları %80 azalttığı gerçeğini göz önüne alırsak Trafik Hayattır bu konuya eğilerek doğru bir strateji uyguluyor.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

6 Mayıs 2015 Çarşamba

DİYABET NASIL ANLAŞILIR?


Sağlıklı yaşam serüvenimi anlattığım ''Diyette Başarı''nın en çok ilgi gören kategorilerinden birisi de diyabet ile ilgili içeriklerim olduğunu fark ettim. Çünkü bir diyabetlinin yaşamı, neler yemesi gerektiği, çevresindeki insanların ona en yakınların bilmesi gerekenler gerçekten hayati önem taşıyor. Bu nedenle içeriklerim çok ciddi okunma sayılarına ulaşıyor. İlginiz için çok teşekkür ediyorum tekrar tekrar. Bugünkü yazımda çok temel bir konuya değineceğim. Elbette içeriğimi bilimsel temellere de dayandıracağım. Sağlığınızla ilgili bir takım şüpheleriniz var, henüz adını koyamıyorsunuz ve doktora gitmediniz... Acaba diyabet olabilir misiniz?

75 gram glikoz yüklemesinden iki saat sonra ölçülen kan şekeri 200 mg/dl üzerinde ise diyabet tanısı konulur. İki saatlik kan şekeri 140-199 mg/dl arasında ise bozulmuş glikoz toleransı mevcuttur. HemoglobinA1C değerinin %6,5 üzerinde olması durumunda da diyabet tanısı konulur. 


Belirtileri
  1. Çok su içme
  2. Sık sık idrara çıkma
  3. Ani zayıflama
  4. Bulanık görme
  5. Ağız kuruluğu
  6. Ellerde ayaklarda uyuşma ve karıncalanma
  7. Sık geçirilen enfeksiyonlar
  8. Alerjik cilt
  9. Cilt yaralarının geç iyileşmesi
  10. Normalden fazla acıkma
  11. Çabuk yorulmak
Bu belirtileri hafifletmek için yapılması gerekenler:
Kola, gazoz, meyve suyu gibi kalorili içeceklerden uzak durulmalı.
Su, ayran maden suyu gibi sıvılar tüketilmeli
Vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalı


Siz de bu tarz belirtilere sahipseniz mutlaka bir doktora başvurmalısınız ve bir an önce hastalığınızla ilgili tanının konulmasını sağlamalısınız.

6 Şubat 2015 Cuma

Koşmanın Faydalarını Biliyor Musunuz?


Nerede koşacağız diye sormayın. Giyin bir eşofman doğru parklara,kırlara. Açın ellerinizi derin nefes ala ala koşun .Yok olmazsa eve bir koşu bandı veya koşu bisikleti alın. Çok mu pahalı. odaların arasında koşar gibi hareket edin veya yere uzanıp pedal çevirme hareketi yapın.

Ben hafta sonları Belgrad'a gitmeye çalışıyorum, siz de yakın bir yerlere gidip doğa ile de bütünleşebilirsiniz.


Koşmanın bir çok faydası bulunuyor. Mesela vücudu forma sokmak, metabolizmayı hızlandırmak,kilo vermek ve ruh halinizi iyileştirmenin yolu, düzenli olarak koşmaktan geçiyor. Hiçbir ekonomik harcamaya gerek duymadan yapılabilen bu sporu yapmak için pek çok sebep var. Bu konuda beğendiğim yazılardan bir derleme yaptım. 

Şimdi kısaca maddeleyelim, okuyalım vee koşalım…

1)Koşmak hastalıkları önler.

2)Koşmak zekayı artırır, dikkat ve konsantrasyon gücünü yükseltir. Koşmak aynı zamanda beynin gri hücreleri üzerinde olumlu etki bırakıyor

3)Kalori yakmanızı hızlandırır. Unutmayın! 1 kilometrede ortalama 100 kalori yakılıyor.

4)İskelet sisteminizi güçlendirir.Düzenli ve tempolu koşanlar, kemiklerin kalitesini korurlar ve osteoporoz riskini uzak tutuyor.

5)Koşmak kalbi ve kasları güçlendirir. Koşmak kalbi büyütür ve kuvvetlendirir.

6)Koşmak kolesterol seviyesini düşürür. Kolesterol düzeyini koşmak kadar etkili bir biçimde düzelten hiçbir ilaç ya da diyet yoktur.

7) Koşmak stresle savaşmada çok iyi bir yöntemdir. Pozitif bir ruh haline sahip olabilmek için, düzenli olarak koşmanız tavsiye edilir.

8)Koşmak şeker hastalığını önler ve kandaki şeker oranını düşürür

9)Koşmak ürik asit seviyesini düşürür. Ürik asitler kanda kristal halinde toplanamadıkları için koşu, vücudu guta karşı korur. Aksi durumda bu kristaller eklemleri tahriş eder veya damarların iç duvarlarındaki koruyucu tabakaya zarar verirler. Bu durum ise damr sertliğinin yolunu açar.

10)Koşu bağışıklık sistemini güçlendirir.

11)Koşmak sizi mis gibi rahat uyutur. İstatistikler, düzenli koşan insanların koşmayanlara göre daha az uyku bozukluğu çektiklerini gösteriyor

12)Ruhunuz ve libidonuz da sizinle birlikte koşar. Yavaş koşan birisine kendini koşudan sonra nasıl hissettiğini sorduğunuzda “mutlu” , “ruhum dinlendi” , “gevşemiş” cevaplarını alırsınız. Koşma eylemi insanı yaşama sevinciyle doldurur ve kendi değerinin arkına vardırır.

Özellikle kadınlar koşu sonrası kendilerini gevşek, dengeli ve mutlu hissederler. O halde ne yapıyoruz? Sağılıklı, zihinde bir vücut ve beyin için haftada en az 3 kere koşuyoruz!


Hadii hareket zamanı!



20 Ocak 2015 Salı

DİYETTE ALTIN KURALLAR!



Diyetlerin hiç biri size uygun değil mi? Bütün duyduğunuz, bildiğiniz diyetleri bir kenara atın. Bu yazımda size herhangi bir diyet yapmadan nasıl zayıf ve fit kalınabileceğini anlatacağım.  Kilo problemi kadınlarımızın sağlıklarını hiçe sayıp, ordan burdan duydukları diyetleri yaparak takıntı haline getirdikleri bir sorun. Elbette kusursuz görünmek her kadının hakkı fakat bilinçsiz yapılan her diyet hastalığın habercisi.

Aç kalmak zayıflayacağınız anlamına gelmez!

Çoğu insanın düştüğü hatalardan biri de şu ki; aç kalmak. İnternetten, aile dostlarınızdan, arkadaşlarınızdan uyguladığınız diyetlerin çoğu sizi aç bırakıyor, bünyenizi bozuyor hatta sağlığınızı tehdit ediyor.  Bir hırsla başladığınız o diyetler, en fazla 1 ya da 2 hafta ya sürüyor ya sürmüyor. “Her pazartesi” diyete başlıyor, hafta ortası gelmeden cayma planları yapıyor, stoktaki abur cuburları azaltmaya başlıyorsunuz. Ne kadar sabrederseniz sabredin, bir aile yemeği bir doğum günü partisi veya arkadaşlarla bir gece eğlencesi diyetinizi bozmak için ideal düşman haline geliyor.  Diyet bozulduğu andan itibaren gözünüz adeta dönüyor kendinizi bir pizzanın başında buluyorsunuz. Kısacası kendinizi zora sokarak yaptığınız diyetler umduğunuz kadar kolay olmuyor ve geri dönüş sağlayamıyorsunuz.  Şimdi size birkaç altın kuraldan bahsedeceğim.


“Kendine Güven, Kendini Beğen”

Kilo probleminizi hayatınızı olumsuz etkileyecek kadar büyütmeyin, kendinize güvenip her şeyin olduğu için kilolarınızın da üstünden gelebileceğinize inanın. Kendinizi beğenin ve negatif enerjilerden uzak durun. Kiloları takıntı haline getirmeyin, kendinizi rahat bırakın.

“Az ve sık”

Kahvaltı,  günün en önemli öğünü olmakla birlikte olmazsa olmazlardan. Kahvaltı yapmadan evden çıkmak ve sabahı bir kahveyle geçiştirmek yapılan yanlışlardan. Nasılsa öğle yemeği yerim düşüncesi en büyük tehlikelerden biri. Kahvaltınızı asla aksatmayın. Sabah-öğle-akşam öğünlerinin arasına meyve sıkıştırın. Midenizi asla boş bırakmayın çünkü aç kalmak daha çok kilo almanıza sebep olacaktır.

“Gece atıştırmalarına dikkat”

Midemi boş bırakmayayım derken gecenin bir vakti kendinizi mutfakta bulmamaya dikkat. Gece oturmalarınıza, ekmeğinizin arasına sıkıştırdığınız küçük ama etkisi büyük yiyeceklerle devam etmeyin. Uyku öncesi yenen yemekler size kilo olarak geri dönebilir.

“Su ve spor önemli”

Suyun kilo vermedeki etkilerini küçümsemeyin. Ofiste, okulda, evde, yolculukta her an yanınızda su bulundurun ve su içmeyi alışkanlık haline getirin. Hayat tarzınıza uygun sporunu seçtiğiniz vakitte olmuşsunuz demektir!